Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, kentteki internet televizyonlarından DRT’nin yayına konuk oldu. DRT Haber Müdürü Murat Acar’ın sorularını yanıtladı, DTO’daki hizmetleri ile projelerini anlattı.
Gazeteci M. Acar: Sayın Başkanım, Denizli’nin en büyük sivil toplum kuruluşu olarak büyük bir sorumluğunuz var. Bu doğrultuda ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Öncelikle bizi ağırladığınız için teşekkür ediyorum. Denizli Ticaret Odası, 23 bin üyeyi geçti. 30 meslek komitemizle, halkımıza hizmet etmeye çalışıyoruz. Sorumluluğumuzun bilincinde ve farkındayız. Denizli Ticaret Odası ekibi olarak birçok alanda yenilikler yapıp birçok alanda istihdamı, üretimi, ihracatı ve sanayiyi destekleyecek adımlar atmaktayız. Denizli Ticaret Odamızın dijitalleşmesi için de yoğun emek harcadık. Artık üyelerimiz oturdukları yerden odamıza gelmeden tüm evrakları sistemimizden alabiliyorlar. Oda olarak aynı zamanda eğitim kurumu gibi birçok alanda eğitim de veriyoruz. Önümüzdeki günlerde ihtiyacı karşılama noktasında kaynakçılık ile ilgili Milli Eğitim Müdürlüğü ile eğitimler düzenleyeceğiz. Üyelerimizin ihtiyaçları ve talepleri doğrultusunda, bu türdeki eğitimlerimize ve hizmetlerimize devam edeceğiz.
M. Acar: Peki Denizli’de işler nasıl?
İşlerimizde şükürler olsun çarklarımız dönüyor ancak karlılığımızda çok ciddi bir azalma var. En büyük sıkıntımız ve problemimiz ise artık kar etme dönemini de geride bıraktık. Özellikle yurtdışındaki müşterilerimizi kaybetmemek için, zararına bile iş yapıyoruz. İstihdamı tutabilme adına da sıkıntılarımız var. Bu konularla ilgili bakanlıklarımızla görüşüp taleplerimizi iletiyoruz. Yüksek faiz ve enflasyon, işlerimizi çok ciddi anlamda sekteye uğratıyor. Aynı zamanda döviz kurları ile ilgili üreticilerimiz ve ihracatlarımız sorun yaşıyorlar. Bu ve benzer sıkıntıların hızlı bir şekilde çözülmesi gerekiyor. Üyelerimiz bizden özellikle finansmana ulaşım ve finansman maliyetlerinin düşürülmesi ile ilgili talepte bulunuyorlar. Biz de çeşitli desteklerin verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Önümüzdeki günlerde bu konuları ele almak için Denizli'deki arkadaşlarımızla tekrar bir araya geleceğiz.
M.Acar: Denizli’de son altı aydır işçi çıkarmalar var ancak sigortalı sayısının değişmediğini görüyoruz. Birçok çalışanın hizmet sektörüne girdiği gözlemleniyor. Bu bir tehlike mi? Bununla ilgili ne düşünüyorsunuz?
Bu bir tehlike... Üretim sektöründe çalışanların, hizmet sektörüne geçtiğini biz de gözlemliyoruz. Bunun önüne geçmemiz için, üretimimizi devam ettirmemiz lazım. Üretimimizi devam ettirebilmemiz için de enflasyon ve faiz yükünden kurtulmalıyız; ayrıca finansmana erişimin de kolaylaştırılması gerekiyor.
M. Acar: Sizin en büyük projelerinizden birisi Denizli Teknik Tekstil Dönüşüm Merkezi… Denizli’ye yeni bir soluk getirdi. Tekstilin şu anda kan kaybettiğini söylersek bu merkez bir çıkış yolu olabilir mi?
Burası aslında, Denizli’mizi geleneksel üretim ile ticaretten geleceğin dijital endüstrisine geçişi hazırlama merkezidir. Biz, her zaman üretim maliyetleri ve karlılığımızla ilgili problemler olduğunu söylüyoruz. Teknik Tekstil Merkezimizin asıl amacı da yüksek katma değerli ve ileri teknolojili ürünler üretmek... Bu merkezde; uçak, gemi, tren ve otomobil aksamları ile termal kumaş, yara bandı, yüksek ısıya dayanıklı kumaşlar ve inşaatlarda kullanılabilen malzemeler gibi çok çeşitli ürün üretilebiliyor. Denizli'miz artık bugünkü koşulları da göze alarak yüksek teknolojili ürünlere geçmelidir. Teknik Tekstil Merkezimiz hem eğitim veriyor hem de uygulamalı ARGE çalışmaları yapıyor. Türkiye genelinden gelenlere de hizmet veriyoruz. Denizli'mizde de bu yöndeki çalışmalarımızı arttırmamız gerekiyor.
M.Acar: Denizli, 22 Ekim’de yapılacak Dijital Dönüşüm organizasyonuna hazırlanıyor. Siz dijitale ne kadar önem verdiğinizi program başında söylediniz. Peki hazırlıklar ne aşamada?
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimiz ile Denizli’deki oda ve borsa başkanlarımız, genel sekreterlerimiz ve teknik ekibimiz, bu konuda çalışıyor. Dijitalleşme sürecindeki KOBİ’ler ile ihtiyaç duydukları ürün ve hizmetleri sunan teknoloji tedarikçilerini bir araya getirmeyi amaçladık. Bu son derece önemli bir organizasyon. Dijitalleşme noktasında, KOBİ’lerimizi üst seviyelere çıkarmayı hedefledik. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu başta olmak üzere emek veren tüm ekibimize teşekkür ediyorum.
M.Acar: Peki efendim; “Denizli’deki sektörleri dönüştürüp geliştireceğiz” dediniz ve bununla ilgili de üç yeni proje olduğunu söylediniz… Bunlarla ilgili bilgi verir misiniz?
Üç önemli proje demiştik evet ama bunun detayını bugün burada açıklıyoruz. Denizli Yeşil Dönüşüme ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasına Uyum Araştırması için gereken çalışmayı başlatacağız.
Denizli Sürdürülebilir Geri Dönüşüm Merkezi’nin kurulacağı SoGreen Projesi’nin de başvurusunu yaptık. Çardak Organize Sanayi Bölgemizle ortak yapıyoruz... Kuracağımız Denizli'de Sürülebilir Geri Dönüşüm Merkezimiz ile yeni iş alanlarını oluşturacağız. Geri dönüştürülmüş malzemelerden plastik parke, kiremit, işçi bareti, ayakkabı tabanı, otomobil paspası, bahçe mobilyası, boya bobini ve valiz gibi ürünlerin üretilebilmesi için yeni bir tesis kuracağız. Büyük bir projeye ve yatırıma daha imza atacağız inşallah.
Ayrıca Inter-Reg Avrupa Birliği destekleri kapsamında hazırlanan Akdeniz'deki KOBİ'ler İçin Yapay Zeka Destekli Yeşil Geçiş ve Sürdürülebilirlik Merkezi Projemiz için de başvuru yaptık.
Ticaret Odası olarak Yeşil Dönüşüm, Karbon Ayak Krizi ve Dijitalleşme Projemiz için de yoğun bir çalışma yürütüyoruz.

M.Acar: Peki başkanım; sektörler için yeni sanayi siteleri müjdeniz vardı… Son durum nedir?
Bizim hayalimiz; bu şehirde sanayiyi, ticareti ve üretimi arttırmaktır. Bunun için de ciddi girişimlerimiz var... Denizli Ticaret Odası olarak 1300 metrekarelik bir arsanın tahsisi ile ilgili öncülük ediyoruz. İki ayrı kooperatif kuruldu. Bunlardan biri Geri Dönüşümcüler Sanayi Sitesi; diğeri de tarıma dayalı bir sanayi sitesi. Yerin tahsisi ile ilgili de bakanlıklarda belli bir aşamaya geldik. Denizli'mize, bu iki sanayi sitesini kazandırmak istiyoruz. Türkiye'de eşi benzeri olmayan, o güzergahtan geçildiğinde güzelliği ile dikkat çeken bir yer yapmak istiyoruz. Buna, herkesin destek vermesini de bekliyoruz.
M. Acar: Sizin KOSGEB ve GEKA ile iş birliği içinde olduğunuzu da görüyoruz… Üyeleriniz için destekleriniz devam edecek mi?
Denizli adına Ticaret Odası olarak gurur duyuyoruz. Şu anda üyelerini dünyanın dört bir tarafına götüren Türkiye'deki en aktif odaların başında geliyoruz. Fuarlara giderken devletten çok ciddi destekler alıyorduk ancak geçen yıl itibarıyla bu kaynaklar belli bir süreliğine durduruldu; ama biz yine de Denizli Ticaret Odası olarak üyelerimize destek vermeye devam ediyoruz. Üyelerimizin talep ettiği ülkelerle ilgili araştırma yapıp organizasyonlar düzenliyoruz. Önümüzdeki günlerde İtalya ve Çin'e gideceğiz. Fuarlar bizim olmazsa olmazımızdır; sektör çeşitliliğini artırarak devam edeceğiz. Tek amacımız Denizli’mizin ihracatını, üretimini ve ticaretini artırmaktır.
M.Acar: Yüksek İstişare Kurulu oluşturdunuz… Orada da müthiş bir vefa görüyoruz. Burada bir güç, dayanışma ve tecrübe transferi de oluyor. Bu kurul, nasıl oluştu?
Seçim süreçlerinde büyüklerimizi ziyaret ederken bu şehre uzun süre hizmet edenlerle yüksek istişare kurulu oluşturma fikri ortaya çıktı. Denizli’nin önde gelen firmalarıyla dayanışmak yani bu şehrin kalkınmasına destek vermiş başarılı iş insanlarımızın fikrini de almak, son derece önemliydi. Bu bizden sonra tüm Türkiye'ye yayıldı. Şimdi birçok yerde Yüksek İstişare Kurulları var. Bu kurulda, Denizli için istişareler yapıyoruz. Amacımız, onlarla geleceğimizi planlayıp daha iyi bir hale getirmek ve şehrimizi yükseltmek; Denizli’nin bayrağını en üst noktaya dikmek.
M.Acar: Aynı uyumu, yönetim kurulunda ve meclis üyeleriniz arasında da görüyoruz. Bu uyum da sanırım başarı getiriyor; değil mi?
Bizim en büyük özelliğimiz, takım ruhuna sahip olmak. Bir organizasyon ya da toplantı olduğunda, Ticaret Odası’nın ekibi hazırdır. 2016 yılında göreve geldik. O gün bugündür yapmış olduğumuz faaliyetlerle, şehrin desteğini aldık. Sosyal sorumluluğumuz gereği de çeşitli organizasyonlar gerçekleştirdik; örneğin kan verdik, fidan diktik. Üyelerimizin düğün, cenaze, açılış gibi sevinçli ve hüzünlü olduklarında da her zaman yanındaydık. Biz, üyelerimizle bir arada olmaktan keyif alıyoruz; gurur duyuyoruz. Bunu da her zaman el birliği ile yapıyoruz. Allah, hepsinden razı olsun.
M. Acar: Bundan sonraki hedefiniz nedir?
Bundan sonraki hedefi, insanımız ve üyelerimiz koyarlar... Hayalimizde bile Ticaret Odası Başkanlığı yoktu. 2000 yılında yeni bir şirket kurduktan sonra İhracatçılar Birliği’mizin yönetiminde yer aldım ve siyasette bulundum. Hep koşturduk, talep edildik. Aynı görev aşkıyla o gün bugündür aralıksız koşmaya, çalışmaya devam ediyoruz. Yarın görevden ayrılacağımızı bilsek bile son gününe kadar ilk başladığımız gündeki gibi çalışırız. Görevler gelip geçicidirler... Kalıcı olansa dostluk, kardeşlik ve insanlıktır. Siz o görevi bıraktıktan sonra tekrar bu şehirde dostlarınızla beraber olabiliyorsanız, iyi işler yapmışsınız ve kalıcı olmuşsunuz demektir.
M. Acar: 23 üyenize bir son mesajınız olur mu?
Üyelerimiz, 24 saat esasına göre çalıştığı için, Denizli'deki zor günlerin ilerleyen süreçte geçeceğine inanıyorum… Her şeyin iyiye gitmesi için biz de üzerimize düşeni yapıyoruz. Özellikle finansman desteklerinin devam etmesi noktasında girişimlerimiz oluyor. Sıkıntılarımızı çözmek için var gücümüzle çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz. Asla karamsar olmayacağız, aksine daha çok koşturacağız.
M. Acar: Katıldığınız için teşekkür ederiz, başarılar diyoruz.
Biz teşekkür ederiz. Kolaylıklar dileriz. Sizin aracılığınızla da bir kez daha Denizli’mize saygılarımızı sunuyoruz; “Yapacağımız daha çok iş var, bizi izlemeye devam edin!” diyoruz.
